Gün geçtikçe değer yargılarımız buna bağlı olarakta davranışlarımız değişime uğruyor.. Bir yenilenme ve gelişme çabası içindeyiz. Bilgilerimizi, hayatımızı ve yaşam kurallarını güncellemek gerekli. Geçmişin yanlış öğretileriyle nereye kadar ilerleyip neyi başarabiliriz? Sorgulamalıyız… Bunlardan yola çıkarak içinde bulunduğumuz toplumunda eksiklerini, yanlışlarını görmeli bir yenilenme çabası içinde gereken çok sesliliği göstermeyi bilmeliyiz.Dinlemeden dinletmek olabilecek bir şey değildir. Eğitim, refah ve sağlık olmadan bir bireyi nasıl etkileyebilirsiniz? Bu üçlü saç ayağı sağlam olmadıkça yeniliği üzerine inşa edebilir misiniz? Kendimce cevap vermek isterim ki hayır.. Toplumumuz kendini sorgulayan yanlışı net bir şekilde değerlendirebilen bir toplum değil. Eskiden gelen gelenek-görenek kıskacı içinde kimi zaman gerçekleri görsede çoğunluğun sesi ile hareket ederek görmezden gelen bir toplumda yaşıyoruz.Buda oldukça tehlikeli çünkü kişisel eğitimin gerçek anlamda en iyi biçimde uygulanmadığını, en uzak yerlere ulaşmadığını, doğruluğunun tartışıldığını ve fırsat eşitliğinin asla olmadığını biliyoruz.. Oysa biz değişimden bahsedip yeniliğin önemi üzerinden konuşuyoruz. İşimiz zor açıkçası.. Her ne olursa olsun biryerden başlamak gerek. Cehaletle, yanlışla, suçla savaşmak en doğruyu bulmak için uğraşmak şart.Yakın zamanda örnek olacak birleşme sağlandı ve mümkün olduğunca en çok sayıda dernek Platform ve örgüt bir araya gelerek bir delegasyon oluşturdu..

“Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”

Mevcut yasanın iyileştirilmesi, hapis cezalarının gelmesi, hayvanlara karşı işlenen suçların kabahat olarak nitelendirilmemesi için verilen bir savaşın içindeyken böylesine güçlerin bir araya gelerek ortak hareket etmesi önemliydi. Güzel bir birleşme örneği göstererek anlamlı mesajlar vermeye, birliğin önemini ve değerini vurgulamaya başladılar.İlk başta bu bütünün içinde yer almayan kuruluşlarda oldu. Bunun da doğruluğu tartışılır fakat ileriye bakmak önemli olduğundan devam edildi, peki ya şimdi elinen nokta hizmet ettiği amaca hiç uymayan, gittikçe çoğalan değil azalan bir güç
gösteren durumda.Neden ortak bir amaçta birleşilemiyor?Bir ayrım bir fark bu derece ayrışmaya neden oluyor?Bütün olarak niye düşünülemiyor.?Oysa ki Hayvan Özgürlüğü bir bütündür.. Ormanlardaki yaşamı, denizlerdekini, gökyüzü ve sokaklardaki popülasyonu, endüstri için yaşam hakkı elinden alınanları ayrıştırmak asla doğru bir bakış açısı olmamakla beraber her bir unsuru önemsizleştirmekten ileri gidemez. Bunu görmeyerek, birbirimizi negatif etki altına aldığımız sürece başarıyı yakalamamız zor. İleriye bakıp kendi ülkemiz için en doğrusunu yapmak istiyorsak yanlışlarımızı, eksiklerimizi ve yapabileceklerimizi görmek durumundayız. Yaşam hakkını savunduğumuzu söylüyorsak hedefimiz buysa kişisel, kurumsal çıkarlar ve anlaşmazlıklar bir kenara bırakılıp bütün için
mücadele edilmelidir.Savaşmak budur. Bir özgürlük için savaşıyorsanız kişisellik veya kurumsal üstünlük söz konusu bile olamaz. Bütünü görmek ve bütün için savaşmak en doğrusu. Kazanılacak zafer ancak bu şekilde amaca hizmet eder. Elde edilebilecek en yüksek seviyedeki başarı özgürleşmeyi sağlayacak en değerli unsurdur.. Birlik olmaktan ve savaşmaktan asla vazgeçmemeliyiz.. Haklar ve özgürlükler kolay teslim edilmemesi gereken hayati değerlerdir..

Önceki

Abdullah Gül, Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu ile neden görüştüğünü açıkladı

Sonraki

Bursa'da bir işçi makineye sıkışarak yaşamını yitirdi