OHAL kapsamında çıkarılan KHK’ler ile çoğu basın kuruluşunun kapatıldı ve çok sayıda basın kuruluşu kapatıldı, gazeteciler işsiz kaldı. İşsiz kalan çoğu gazeteci de halka doğruları anlatmak istiyorum, işimi yapmak istiyorum diyerek, ya var olan mevcut basın kuruluşlarında çalıştı ya da kendi alanını açarak çalışmalarını o şekilde sürdürdü. Ekonomik olarak zorlansalar da bugüne kadar gerçekleri aktarmayı başardılar.
Bazı gazeteciler de Avrupa’dan aldığı fonlarla yeni projeler oluşturdu. O sayede gazeteciler işini yaptı, yapıyor. Ajanslar kuruldu, televizyonlar açıldı. Ve her birinde çok sayıda gazeteci istihdam oldu. Fakat bazı güzellikler bazı sorunları da beraberinde getirmeye başladı. Son dönemde bazı kurumlarda kadına şiddet, mobbing ve gazetecilere dönük güvencesiz çalışma haberleri arttı. O haberler ortaya çıkınca da kurumlarda çalışan gazeteciler bir şekilde tepki gösteriyor ve tekrardan gazetecilerden oluşan bir işsizler ordusuna geri katılıyor. Bu sadece bir iki kurumla da sınırlı değil. Çok sayıda kurum ile ilgili bu tarz şikayetler artmaya başladı. Belki şiddet haberleri duyulmuyor ama güvencesiz çalışma ve performans haberleri arttı. Yani eski gazeteciler, yeni patronlar kişinin performasını beğenmeyip günler sonra ya da aylar sonra işten çıkarabiliyor. Bunu yapıyor çünkü kimseden tepki almayacağını iyi biliyor. Kısık sesler dışında hiç kimse ses çıkarmıyor. Çünkü olay mahallede gerçekleşiyor ve fail belli. O yüzden ses çıkarmıyor, susmayı tercih ediyor. İşten çıkarılan gazeteci ve işten çıkan gazetecilere ise aynı mahallede yani olay yerinde iş aramaktan başka çare kalmıyor. Onlara da iş çıkmıyor çünkü yerler tamamen ana akımda yaşanan tenkisat sonucu gelen gazeteciler tarafından rezerve edilmiş durumda. Bunların tamamını bir kenara bırakarak birkaç yıl öncesine gitmekte yarar var. Bazı gazetelerin nasıl kurulduğu, muhabirlerinin nasıl çalıştığı, habere giderken kaç gazetecinin öldürüldüğünü, yaralandığını hatırlamakta fayda var.

Bilinen şu; bu bir bulaşıcı hastalık. Nüksetmiş durumda. Tedavi edilmezse herkese bulaşabilir.

Önceki

Ahmet Hakan: Çanakkale türküsünün Kürtçesini söylemişler. Bende tüyler diken diken

Sonraki

TGS: Artı Gerçek, Esra Koçak Mayda'nın işine son verdi. Hukuki süreç başlatıyoruz