Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, 68 gündür açlık grevinde.

Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle grevde olan Güven’in eylemi 2 ayı geride bıraktı. 4 Ocak’tan bu yana avukatlarıyla görüşemeyen Güven, bugün yapılan görüşün ardından kamuoyuna sağlığı ve gelişen sürece ilişkin Jınnews’e değerlendirmelerde bulundu.

Güven gönderdiği mesajda şunları kaydetti:

“Öncelikle sağlığıma ilişkin kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Günlük sağlık kontrollerim yapılıyor. Son 20 gündür tansiyonda bir iniş var. Örneğin sabah ölçümlerinde 7/5 olan tansiyon, akşam ölçümünde 11/6 olabiliyor. Bu durum bende sürekli bir uyku haline neden oluyor. Kiloma ilişkin ise yaklaşık 9-10 kilo civarında kaybım var.

Ayrıca yürümekte zorluk çekiyorum, baş ağrılarım yoğunlaştı. Mide bulantıları, yüksek ateş, ışık, koku ve sese karşı hassasiyetim artarken, sıvı alımında zorluk çekme ve su içmemde de azalma var. Tüm bu belirtiler gün geçtikçe artıyor. Sanırım şimdilik bunları belirteceğim.

”Avukatlarımdan aldığım bilgiye göre, Sayın Öcalan’ın kardeşi Sayın Mehmet Öcalan adaya götürülmüş ve bir görüşme gerçekleştirilmiş. Sayın Öcalan’ın durumunun iyi olduğu belirtilmiş. Bu bilgi elbette çok önemli. Eminim Kürt halkı açısından büyük bir moral olmuştur. Halkımızın da bildiği gibi bu görüşmeyle tecrit kalkmış değil. Daha öncesinden deneyimlerimiz var. 2016 yılında benimde aralarında olduğum 50 Kürt siyasetçi tecridin kalkması için dışarıda açlık grevi başlattık. AKP o dönem Sayın Mehmet Öcalan’ı İmralı’ya Sayın Öcalan ile görüşmeye gönderip, Sayın Öcalan’dan mesaj gelmesiyle eylemi bitirmiştik. Fakat tecrit devam etmişti. Şimdi ise benzer bir yöntem denemiştir. Bizim talebimiz başından beri çok nettir. İnsanlık suçu olan bu tecridin kalkması, Sayın Öcalan’ın ailesi, avukatları, siyasi heyetlerle görüşebilsin, demokratik çözümün, kalıcı barışın sağlanması için çabalarını, görüşlerini sürdüreceği koşulların oluşturulması olarak belirledik. Dolayısıyla kimse bizden bu görüşme ile eylemi, grevi sonlandırmamızı beklemesin. Taleplerimiz yasa dışı değil meşrudur.

Tarih bu gibi örnekler ile doludur. Küresel gelişmelerin yaşandığı dünyada karşılıklı bedel ödemenin hiç kimseye yararı yoktur. Bizler elimizde tek şey olan canımızı ortaya koyduk. Sizler de devletin bütün imkanları ile üzerimize geliyorsunuz.

Elbette bu hiç aşılamaz bir durum değildir. Türkiye’de hala aklı selim düşünebilen, hakların kardeşliğine inanan, demokratik ekolojik, kadın özgürlükçü yaşamı savunan, ahlaki politik bir sistemde yaşamak isteyen milyonlar var. Bir gider bin geliriz. İlkelerini hep akılda tutarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Direnerek kazandık, şimdi de direniyoruz ve kazanacağız.”

Kaynak: Demokrat Haber

Önceki

Erden Kıral: İdeolojilere bayrak sallayan filmlerin toplum üzerinde etkili olduğuna inanmıyorum

Sonraki

Venezuela, Wikipedia'ya erişimi engelledi