Yaşayan ve hisseden canlıların en fazla travma yaşadıkları olaydır terk edilme. Güvensizlik, yalnızlık ve sevgisizlik ardından bir anda kuşatıverir düşünceleri. Ya sonra??

Zor bir dönemdir. İnsan hayatına gerçekten birçok açıdan zarar verir. Kimi bünyelerde uzun
terapilere ve tedavilere neden olur.Kimi zaman kolayca atlatılır kimi zamanda derin izler bırakır.Bu derece önemsenen bu durumun birde hayvanlar üzerinde ki etkisini hiç düşündünüz mü?Birçoğumuzun aklına bile gelmemiş olabilir oysa ciddi anlamda önemlidir
Düşünsenize siz en azından kendinizi ifade edebiliyorsunuz ya onlar? Ağlıyorsunuz, içinizi bir arkadaşınıza yada bir uzmana açabiliyorsunuz. Onlar için bunların hiçbiri geçerli değil çünkü onları anlayan insan sayısı Oldukça az.Uzmanlar ve konuya hassasiyetle yaklaşanlar hariç..

Bu ön bilgilerin ışığında Türkiyenin hayvana bakışında terk edilmenin yerini inceleyelim..

Karnede çok zayıf notlar mevcut.. tarihte iki büyük soykırım boyutunda terk edilme”atma”
vakası var. İlki 19. YY ilk yarısında ikincisi de1910
Yılında gerçekleşmiştir. Ve adres bellidir.
Hayırsız(Sivriada) Ada..
Bu korkunç katliamların yanı sıra İstanbul’da görev yapan(vali olarak)adı bugün özel merkezlere verilen kişilerde(Cemil Topuzlu) binlerce köpeği Öldürmüş Ve bunu açıkça demeçlerinde ifade etmişlerdir..
O dönemlerden anılarında bahseden yazarlar,
ulaşılabilen gazeteler, gece sessizliğinde köpeklerin acı havlamalarının anakaradan duyulduğunu ifade ermişlerdir.

Günümüzde ise bu durumların küçük boyutluları halkın içinde yaşama Ve canlıya saygısı olmayan kişilerce uygulanmaktadır Ve aynı adres kullanılmaktadır..son durum 26 Ağustos’ta tesadüfen gezi sebebiyle bu adaya
Uğrayan bir kişi tarafından ortaya çıkarıldı.
60-70 civarında veya daha fazla kedi ile karşılaşan bu kişiler şaşkınlıkla bunu görüntüledikten sonra sosyal medya aracılığı ile paylaştılar.
Vahim olan,tarihten asla ders alınmadığının kötülüğün ve yaşam hakkına ihlalin halen devam ettiğinin alenen olduğunu görmektir!!
Yasalarla korunmayan “yaşam hakkı”maalesef
ciddiye alınmamakta, şiddet çeşitli boyutlarda
her şehirde tür ayrımı olmadan kendini göstermektedir!!..
Sivriada(Hayırsız) bulunan bu 80 kedi yaşam savaşı veriyor, adalarda görev yapan dernek ve
hayvanseverler sayesinde yaşama tutunmaya
Çalışıyorlar.. peki nereye kadar bu böyle sürecek? Bu atılmalar, terk etmeler ne zaman son bulup yaşam hakkı önemsenecek??
Aç, susuz(adada su yok, yağmur dışında)kötü hava koşullarına ve hastalıklara açık bir şekilde nereye kadar devam edecek??
Evinden, bahçesinden, sokağından gaddarca
toplanarak buraya ölüme atılmış bu canlara sahip çıkmak görevimizdir!! Herşey bir kenara
“İnsan” olmanın erdemi bunu gerektirir..
İçinde bulunduğum bir gurupla bu konuda neler yapabileceğimizi kış gelmeden düzenleyip gerekeni yapmaya çalışacağız..

Lütfen diyorum, aydınlatmak istiyorum, rahatsız olup belediyeye şikayet ettiğiniz veya çevrede olmasından huzursuzluk duyduğunuz her bir canın vebali üzerinizdedir…Çünkü birçok belediye görevini yapmamakta sadece yok etmenin fırsatını kollayıp, bir yolunu bularak Hepsini bir şekilde ölüme göndermektedir ..5199 açıkça bu canların yaşam alanının sokaklar olduğunu söyler ve arazilere, ormanlık veya yaşam şartları olumsuz yerlere atılmasını yasaklar..!!

Lütfen düşünerek ve yaşama saygılı olarak hep birlikte, barış içinde ve saygılı, yaşama değer veren bir hayat sürelim…

Bunu doğaya ve doğanın her canına borçluyuz..

Önceki

Yolcu uçağı pistten çıktı

Sonraki

Can Dündar'a saldırı davasında karar çıktı