Onur Yürüyüşü için toplanan yüzlerce kişi engellemeler altında basın açıklamasını okudu. Açıklamada, “görünürlüğümüzü kutladığımız yürüyüşlerimizi çok özlüyoruz” denildi.

 

16. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü için Taksim’de toplanan LGBTİ+’lar basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Gazete Karınca’da yer alan habere göre; Onur Haftası kapsamında düzenlenmesi planlanan 16. İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü, önceki gün İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmıştı. Fakat Onur Haftası komitesi yasağa rağmen yürüyüşü yapacaklarını duyurdu.

Onur Yürüyüşü öncesinde, polis de İstiklal Caddesi’ne çıkan tüm sokakları kapattı. Polis ayrıca, İstiklal Caddesi ve ara sokaklarında renkli kıyafet, şort giyen kişileri de engelledi.

Engellemelerin ardından İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, saat 18.00’de Mis Sokak’ta basın açıklamasının okunacağını duyurdu. Mis Sokak’ta toplanan LGBTİ+’ler, “Nerdesin aşkım”, “Aşk, aşk hürriyet; uzak olsun nefret” ve “Susma haykır, eşcinseller vardı” sloganlarını attı.

Saat 18.00 civarında ise basın açıklaması okundu.

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi’nin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

“16.sını düzenlemekte olduğumuz Onur Yürüyüşü bu sene üçüncü kez İstanbul Valiliği tarafından yasaklandı. Valilik kendisine verilen yetkiyi bir kez daha toplumun belli bir kesimine karşı ayrımcılık uygulayarak suç işledi. Ankara Valiliğinin getirdiği süresiz yasak ve yıllardır Onur Yürüyüşlerine yönelik engeller göstermiştir ki, bu yasaklar eylemlere değil, varoluş biçimlerine yöneliktir. Valiliğin kararı var olan nefretin bir parçasıdır ve meşru değildir. Onur yürüyüşleri tam da bu sebeplerle önemlidir ve yapılmalıdır. Bizleri engellemeye yönelik tüm beyhude çabalara rağmen biz lgbti+’lar onurumuzla buradayız ve bu yasakları tanımıyoruz.

Valiliğin yasak kararında gösterdiği güvenlik bahanesi tek kelime ile komiktir. Yürüyüşlerimiz yasaklanmadan önce on üç yıl boyunca barışçıl bir şekilde düzenlendi. Bu yürüyüşler her geçen sene daha da kalabalıklaştı ve varoluşundan itibaren nefretle yüz yüze yaşayan biz lgbti+’lar için kendimizi güvende hissedeceğimiz ve sesimizi duyurabileceğimiz alanlar açılmasına aracılık etti. Bu barışçıl yürüyüşlerin aksine devletin işlediği nefret suçları, polis şiddeti ile yadsınamaz bir biçimde görünür hale geldi.

Bizler her yıl olduğu gibi bu yıl da burada, bu sokaklardayız. Kahkahalarımız, bağırışlarımız ve sloganlarımız hala bu sokaklarda yankılanıyor.

Binlerce insanın katıldığı ve görünürlüğümüzü kutladığımız yürüyüşlerimizi çok özlüyoruz. Bugün burada varoluşumuzun verdiği onurla ve onurumuzun verdiği güçle bizlere sınırlar çekmeye çalışanlarla alay ediyoruz.

Sizleri de hepimize kimliklerimiz, yönelimlerimiz, varoluşlarımız, bedenlerimiz, dilimiz, arzularımız ve bizi biz yapan her şey üzerinden sınırlar çekmeye çalışanlarla alay etmeye çağırıyoruz. Bizler, kendi sınırlarımızı aşarken ve özgürleşirken, büyüyoruz. Sınırsız, cinsiyetsiz alanlarımızı sokaklara genişletiyoruz. Bizi önce sınırlar içerisine hapsedip gettolaştıran, ardından kendi alanlarımızdan bizi uzaklaştırmaya, dönüştürmeye çalışanlara karşı geliyoruz: Taksim’den vazgeçmiyoruz.

Şimdi, tam buradan; Taksim’den Tekirdağ’da devletin transfobik hukuk sınırları içerisinde tutsak bırakılmış Buse’yi de selamlıyoruz. Buse 26 gün önce kendisine dayatılan beden sınırlarına dur dedi ve ölüm orucuna başladı. Bu vesileyle bir kere daha devletin bize getirdiği yasakların ve hukuksal engellerin politik olduğunu ve bizleri varoluş mücadelemizden asla vazgeçiremeyeceğini haykırıyoruz.

Sadece bizler değil, tüm coğrafya tek adamın iradesi altında sınırlandırılmışken bütün coşkumuzla ve enerjimizle buradayız ve herkese güç oluyoruz. Tek adam rejimine karşı verilen mücadelenin bizler olmadan başarıya ulaşamayacağını toplumun tüm kesimlerine hatırlatıyoruz.

Taksim’deyiz, sınırları aşmak konusunda kararlıyız, biz hiçbir yere gitmiyoruz. 26. Onur haftamız hepimize kutlu ve mutlu olsun.”

Önceki

Sputnik, Kürtçe yayınını sonlandırdı

Sonraki

Yeni sistemin bakanları kim olacak?