Cezaevlerinde anneleri ile birlikte kalan 668 bebek, bayramı anneleri ile birlikte cezaevinde karşıladı.

 

Birgün gazetesinden Uğur Şahin’in haberine göre, 0 ila 6 yaş arasında çocuğu bulunan mahkûm kadınlar, ‘iki yıl denetimli serbestlik’ hakkında faydalanabiliyor. Ancak yasa siyasi mahkumları kapsamıyor. Özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından cezaevinde anneleriyle birlikte kalmak zorunda olan bebeklerin sayısı ciddi şekilde arttı. “Çocuklar ölmesin” diyen Ayşe Öğretmen, bebeğiyle birlikte cezaevine girenlerden biri. ‘İçerideki’ bebeklerin durumunu ise astım ve bronşit hastası Arin bebek özetliyor. Henüz 3,5 aylıkken cezaevine giren Arin bebeğe ilaçları verilmiyor, ihtiyacı olan hava makinesi getirilmiyor.

Cezaevinde ‘büyümek’ zorunda kalan bebeklerden birisi de Miraz bebek. Babası Cengiz Akbaba, yaşadıkları zorlu süreci şöyle anlatıyor: “Hapiste yüzlerce bebek var. Ancak OHAL’le birlikte iki binin üstünde bebek, hapishaneye girip çıktı. Miraz 2 ay Bakırköy Cezaevi’nde kaldı. Ülkenin en büyük ve en sert bebek cezaevidir. Burada bebekler hapistir. Bebeğimle, iki ay boyunca bir mahkûmmuş gibi kapalı görüş yaptırdılar. Yani Miraz’ı öpemeden, sevemeden yaptığımız bir görüş. Miraz ve bana 2 ay görüş cezası da verildi. Şimdi Gebze’deler. Ya annesiz ya da babasız kaldığı bir denklem. Miraz büyüyor, bazen annesi ile içeride bazen benimle dışarıda. Görüş günü aldığımda, “Annem gelmiyor mu” diye soruyor. Eşim Gülistan’a da, “Babam işe gitti, gelecek mi” diye soruyor.”

Kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nden Ezgi Koman ise şöyle konuşuyor: “Bu durum aslında çocuklara yönelik ayrımcılığın bir türü. Çocuk haklarına aykırı ve onları merkeze almayan bir yaklaşım. Cezaevinde kalmaları, gelişimleri açısından olumsuz. Annelerinin yanında olmaları güven duygusu gelişimi için tercih edilir bir şey. Fakat içindeki bulundukları ortam gelişimleri açısından yetersiz. Bu anlamda çocukların tutukevinde olması, gelişim hakkının ihlali anlamına geliyor.”

 

Önceki

Aydınlık gazetesi yayınına ara verdi: İthal kağıtla milli basın olmaz

Sonraki

''Türkiye için doğru adres IMF''