Nedir 29 Ekim?Bir tarih mi?Yoksa Bir milletin yaşama adım attığı, özgürlüğü tattığı, gelecek için yarınlarını biriktirmeye başladığı gün mü?

Emperyalist ülkelerin işgalinden kurtulup kendi başına ayakta durmakta olan bu genç cumhuriyeti daha ileri seviyelere taşıyabildik mi? Bu soruları kendimize sormalıyız ki yaşanılan dönemle ilgili gerçekçi eleştiriler oluşturabilelim. Mustafa Kemal Atatürk çok iyi bir Önder, asker ve devlet adamıydı.Klişe sözlerle O’nu anmak değil yaptığı onca başarıyı ve devrimi, söylediği sözleri özümsemek önemli.
Bizler bunu yapabildik mi?Çok başarılı değiliz. İkibinli yılların ilk çeyreğine hızla yaklaşırken bulunduğumuz yer itibariyle tartışmaya açık bir durumda olduğumuz ortada. Konuya kendi çerçevemden bakmak istiyorum. 1923ten bu yana tabiat varlıklarımız için neler yapıldı? Nasıl koruduk?Ormanlık arazilerimizi genişletebildik mi? Endemik türlerimizi, fauna ve floramızı koruyabildik mi? Üretimde nasıl bir ilerleme sağladık?(tarım)
Bu soruların cevaplarını dürüst olalım hepimiz biliyoruz. Dünya sıralamalarına giren kompleksler yapılıyor fakat bunları yaparken ekolojiyi yok ediyoruz, bununla övünüyoruz. Bir şehrimizde 650bin ağaç kesiliyor sesimiz çıkmıyor.Oysa minik bir hatırlatma, Atatürk’ün ağaçlara bakışıyla ilgili nice anı yaşanmıştır. Diyorum ya özümsemek..öylece bilip geçmek değil, anlamak uygulamak gerek.. Son zamanlarda yine artan belediye terörü haberleriyle karşı karşıyayız. Hayvan haklarını koruma Yasası adı altında soykırımı karşımıza getiren bir tasarı ortalıklarda dolanıyor. Mevcut 5199 iyileştirilsin diye başlayan fakat sonradan bu hale gelen bir oluşum içindeyiz. Diğer bir taraftan Millet Bahçeleri ile yine bir yok etme politikasının yaşanması an meselesi. Kanun, hukuk gerekeni yapamıyor. Canlı hayvan ticareti ve hayvan sömürüsü alıp
başını gitmiş durumda, hızla devam ediyor. HES’ler ve nükleer santraller kuruluyor. Orman yangınları sonucu açılan boşluklar inşaat ile dolduruluyor. Peki tüm bunların sonunda elimizde kalan ne olacak? Ne kazanacağız? İki yanlıştan bir doğru çıkmayacağına göre doğruyu bulmak oldukça zor olacak belli ki.. 95’inci yılda, baktığımız bu çerçeveden görülenler hiç de aydınlık bir Türkiye’yi yansıtmıyor.. Milli zenginliklerimizi koruyamamak kabul edilebilir bir şey değil. Geleceğimizi harcıyoruz. Geçmişten çıkaracağımız dersler olmasına rağmen hiç bu derslerin üzerinde durulmadığı açıktır. Muhakeme gücünüz oluşmalı, sorgulamalısınız. Doğru olanı bilmek ve uygulamak zorundayız. Birlik ve beraberlikle, dürüstçe, elbirliği ile yanlışlara karşı çıkmalıyız.. Çünkü; yarınlarımızı, yaşadığımız bu toprakları korumak zorundayız…
Bir daha bu kadar şanslı olamayabiliriz..

Önceki

IŞİD'li Koç, gazeteci Kadir Bağdu cinayetini anlattı - VİDEOLU

Sonraki

Fatih Erbakan yeni bir parti kuruyor