HDP diye bir parti yoksa, olmayan 6 milyon insana nasıl hesap sorulacak? KEMAL BOZKURT – YAZDI

Neredeyse son iki-üç senedir böyle. Aslında Gezi’den beri böyle. O ana kadar gündemi belirleme yeteneği AKP ve özellikle Erdoğan’da iken artık gündemi muhalefet belirliyor. Objektif olarak; gündem belirleme yeteneğini bir düzeyde etrafındaki ‘entelektüelleri’ kaybedince kaybetti iktidar. O entelektüelleri eleştirmek (yetmez ama evet tartışması şu anın konusu değil) ayrı bir konu. …

Devamı →

Susun çocuklar, büyükler konuşuyor! KEMAL BOZKURT – YAZDI

”Ben manav Mehmet Efendi değilim. Bilinçli bir seçmenim” sözü aklın, kast sisteminin geldiği son halin yalın cümlesi. O hal yani diğerini aptal, hasta, olarak ilan etmek öyle hızlı ilerledi ki geçen gün tramvayda bir Arap çocuğunun sesinden rahatsız olan Türkiyeli, Arap olduğu anlaşılan bir aileye ‘Burası benim ülkem defol’ dedi …

Devamı →

Her şey bir yangınla başlamadı – KEMAL BOZKURT YAZDI

Her şey bir yangınla başlamadı. Daha önce de yanmamış mıydık? Fakat bu sefer kelimenin gerçek anlamıyla insanlık da yandı. Ege’nin karşı yakasında çoluk çocuk, kediler, köpekler ve Angelopulos’un film arşivi, Ege’nin bu yakasında ise insanlık! O tarafta acı bizzat hissedilirken bu taraftan soyut bir yanma ile birlikte acıyı hissetmeye çalışanlardan …

Devamı →

Mars patatesi, kuş dışkısı, Banksy ve Zehra – KEMAL BOZKURT YAZDI

Banksy, Zehra Doğan’ın mektubunu paylaşmış haberinin ne yazık ki veriliş biçimi itibari ile benim için bir değeri yok. Başlığı görünce habere tıklamadım. Tıklansın diye yapılan haber tıklamamaya yolaçtı benim için. Banksy, Zehra Doğan’a bakarken ve siz de ona bakın derken biz Banksy’e bakmış oluyoruz bu haber yapma biçimiyle. Oysa Banksy’e …

Devamı →

”Gözyaşın gözümden damladı” KEMAL BOZKURT- Yazdı

Bir çocuk var… Yarın babasına bakacak olan bir çocuk. Şimdilerde annesi ona bakıyor. Ama onun babası annesine yaptığı kötülüklerle birlikte çocuğuna iyi bakmak istiyormuş. Çocuk da birgün babasına bakacak. 8-9 yaşından sonra babasına daha çok bakacak çocuk . Öyle oluyor; detaylarını bana değil psikologlara, çocuk gelişim uzmanlarına sorarsınız ben sadece …

Devamı →

Kötülük de iyilik de kendiliğinden doğmaz…

Küçük Leyla ve Eylül’ün katledilmeleri üzerine tartışmalar başladı. Başladı ama biter mi? Onlar öldürülmeden tartışsaydık yahut bugün etkili çözümler bulduğumuzda yarın öldürülecek, taciz, tecavüze uğrayacak çocukları kurtarabilir miyiz diye yazıyordum ki, Hatay’dan 6 yaşındaki Ufuk’tan artık yazamayacağım, tükendiğimi hissettiğim kadar ağır bir haber daha geldi. Bu satırları yazan ben dahi …

Devamı →

90’lar ve 24 Haziran

Konuştuğum CHP’lilerin neredeyse tamamı böyle, yani HDP ile dayanışmaktan mutlu. Yenilmiş olduklarını düşünseler de ‘garip bir şekilde’ bu böyle. Seçimin ertesi günü arayan, o güne kadar beni, siyasi olarak pek uzak gören geleneksel Ecevitçi ve her seçimde CHP’ye oy veren babam telefondaydı; HDP barajı aşamasa hepten almışlardı memleketi, neyse ki …

Devamı →

Anlattığınız dönemler bitti artık ve anlayacağınız dönem başladı

Ve sonunda Süleyman Soylu ”HDP diye bir parti yok” dedi. Ama o yok derken, Erdoğan ”Bu HDP’ye nasıl hâlâ oy veriyorlar anlayabilmiş değilim” dedi. Olmayana verilen olmayan halkların oyu. Kürt sorunu olmayınca Kürt de olmuyor haliyle. Daha doğrusu oyunu HDPye veren Kürt olmamış oluyor. Kürt olmamış olunca olmayan HDPye nasıl …

Devamı →

Suruç; Parayla değil canla verilen oyuncaklar diyarı…

Fırat söylemese ben nereden bilirdim. Uzaktan duyduklarım durumu anlatmaya yetmez ama Kürtlerin derdi bildiğimizden daha derindedir. Suruç’tan bahsediyorum. Oyuncaksız çocukların diyarından, sınırda olan insanların sınırlı yaşamlarından konuşuyorum. Ki o sınır şehrine batıdan gitseniz de sınırlandırılır yaşamlarımız, 33 kurşun gibi 33 can yatıyor hâlâ ellerinde çocuklara ulaştırdıkları oyuncaklarıyla… Parayla değil canla …

Devamı →

Bugün sayılmayan HDP, İkinci turda nasıl sayılacak?

Söyledikleri her şey birikiyor ama bir türlü taşmıyor. Çünkü bir kabı dolduracak sözler değil. Sözlerin sahipleri de bir kabı doldursun diye değil nefsim körelsin, içim boşalsın diye konuşuyor olmalı. Körelen nefisleriyle bir ülkeyi de umudu da köreltmek mi istiyorlar? Kılıçdaroğlu’dan Levent Gültekin’e, oradan da Hayko Bağdat’a… Kürtlere ne yapmaları gerektiğini …

Devamı →